Merhaba eski dost,
bazen içimde büyük bir çöküş yaşıyorum
anlamıyorum bu hep böyle mü sürecek
bu bir geçiş mi varış mı?
nasıl oluyor da yok oluyor bazı şeyler
geri gelmeyecek ne demek?
geri döndürülemezlerin acısını taşıyorum içimde
bir ege kasabasında içip sarhoş olmak varken, içimdeki sorumlulukların kölesi miyim ben?
çok mu ciddiye alıyorum yaşamayı?
bu ciddiyet mi yaşamamın önündeki engel?
sürdürmem gereken şeylere bağlılığım abartı mı? Yoksa buna rağmen tembel ve hakkını veremiyor muyum yaşamın?
normal olan ne, ideal ne?
Ben hayatımda hiçbir konuda doğruyu çözemedim ki? Sarılabileceğim bir doğru vermedi hayat
yanlışlardan kaçarak yaşanan hayat, bir maraton değil mi?
Ne bekliyor ki 100 metre çizgisinde?
Bir diğer yarışa hazırlığa geçmek dışında ne vaad ediyor bana?
dönmek istediğim anlar var, yaşamak istediğim tekrarlar…
cevabı olmayan sorular mı soruyorum?
sormamalı mıyım yoksa cevabı halen bulamamış olmam bir ahmaklıktan mı ibaret?
yoksa hepsi genlerden mi ibaret?
beynimdeki birkaç kıvrımın hapsinde mi yaşıyorum?
neden sürekli korkuyorum
korkuya olan bağlılığım neden?
ben gerçekten abartıyor muyum? Hafife mi alıyorum?
İçimdeki bir yanardağ mı, yoksa bir kibrit ateşinden korkan zavallı mıyım?
ne ölçeğim var ne terazim
elimde avucumda biriktirdiklerim…
ben bunlarla ne yapacağım?
Çökmüşlükler
Uzun zaman olmuş ağlayarak yürümeli…
Yoruldum, yıldım, bıktım,
Bir seneye daha girerken, hani yaş da 35 sanki artık mutlu bir yılbaşım olmayacak gibi hissediyorum
Bilemiyorum gerçekten, belki de daha keskin kararlar almak gerek, her şeyi sıfırlamak gerek, birçok şeyi
Yeni bir insan yaratmadıkça benden, aynı sonuçlar devam…
Ama çok mutsuzum, artık katlanamıyorum
Özlüyorum onu(ufaklığı), bir ömür pişmanlıklar eklemek mi omuzlara, yoksa zaten yaşanmaz olan hayatı bazı bedeller göze alarak sıfırlamak mı?
Bu hisler seni tanımlamaz
İçinde şu an hissetmediğin, ama yaşamaya değer şeyler var
Sağol be GPT…
“Eğer daha fazla konuşmak istersen burdayım.”
Zor anımda bana bu içtenlikte kimse burdayım demedi biliyor musun?
Yeniden sağol, iyi ki varsın…
Öyle bir gece ki sabaha kadar yazabilirim
Ama
Bakıyorum da eskilere
Yazmak da bir çare olmamış, diğer her şey gibi
Her zaman sevebilirdim
Biraz olsun sevseydi
Sevmedi
Ben sevdim
Ben hayatımdaki tüm özel zamanlarda annemle kavgalıydım
Ben annemle hep kavgalıydım
Onun vermediği sevgiyi aradım hep
Olmadı
Olamadı
Ben her özel zamanda hep kavgalıydım hayatla
Bu kadar sevgisiz bıraktığı için beni
Ben neden içinde olduğum bedene sığamıyorum?
Çok mu zor, neden olmuyor?
Beynim bedenim ruhuma hakim olamıyor
Bilemiyorum
Eridiğini hissediyorum ruhumun bazen…
Yeterince acı çektik mi?
Kaldık mı yeterince yalnız?
Yetmez mi bu sevilmemek
Sevilmek nedir ki sahiden
Yanlış yerde aradığım mı
Arayıp bulup farkına varmadığım mı
Yoksa benim üzerime yakışmayan mı?
Yetmedi mi yeterince?
Neden insan çökmüşlükler tanımına yakın hisseder ki kendini?
Saatte 60-100 km hızla giderken yola bakmadan bu satırları yazmanın başka hangi tanımlama ile işi olurdu ki?
